Aydınların ve sanatçıların 20. yüzyılda uğradığı en büyük katliamlardan biridir Sivas Katliamı. Bu acı olayda, çok büyük değerleri maalesef kaybettik. Sanatçılar, ozanlar, tiyatrocular, şairler, yazarlar ve daha niceleri… Hangisini sayalım ki?
Toplumla doğrudan bağ kurabilen aydınların giderek azaldığı bir dönemde, 2000’li yıllara henüz yaklaşmışken böylesine kıymetli isimlerin aramızdan koparılması hepimiz adına büyük bir talihsizliktir.
Doğum ve ölümü, aslında maddenin şekil değiştirmesi olarak tanımlayabiliriz. Yani bu iki kavram, bir yönüyle yalnızca varoluşun farklı halleri olarak düşünülebilir. Ancak asıl gerçek, yaşam çizelgesi içerisinde iz bırakabilmektir. Kalıcı olan, geride bırakılan değerlerdir.
İşte bu nedenle, hayatta var olmanın en hüzünlü yüzünü hafızalarımıza ve yüreklerimize kazıyan 33 canımızı asla unutmuyoruz. Bu coğrafyada yaşanmış sayısız acı hikâye vardır ve bu yangın, ne yazık ki onlardan yalnızca biridir.
Katliamda kaybettiğimiz tüm canlarımızı saygı, özlem ve derin bir hasretle anıyoruz.
*Fotoğrafların üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.
![]() |

































